Bir Eğitimci (Muallim) Olarak Hazreti Muhammed sallallahu aleyhi vesellem ve Öğretim Metodları

Peygamber Efendimizin 23 yıl gibi kısa bir sürede, cahiliyyenin bütün yönleriyle hüküm sürdüğü bir toplumu güzelliklerle bezeli hale getirmesi, basiretli bir şekilde tahlil eden herkesin takdir ettiği bir husustur. O’nun toplumu karanlıklardan alıp aydınlığa çıkarma noktasındaki başarısının sebebleri elbette pekçoktur. Allah’ın kullarından beklediklerini onlara öğretirken, örnek bir eğitimci olarak davranması ise bu nedenler arasında hiç şüphesiz önemli bir yer tutar.

Yazının başlığı olarak koyduğumuz ifade, otuz yılı aşkın bir çalışmanın ürünü olarak dünyaca meşhur hadis alimi Abdülfettah Ebu Gudde[1] hocanın Türkçeye çevirisi yapılmış kitabına ait. Kitap[2], ilk Arapça yayınlandığı 1995 yılına kadar üzerinde çalışma yapılmamış bir konuyu işlediği için sahasında ilk ve benzersiz bir kitap olarak değerlendirilebilir.[3]

Ebu Gudde, kitabın basımının 30 yıl alması ile ilgili olarak hayatımızın her noktasında bir ölçü olarak da alabileceğimiz şu açıklamayı yapmaktadır:

“Daha iyi olması arzusuyla, son düzeltmeleri yapayım derken eserin telif edilmesi üzerinden bunca uzun zaman geçti. Daha iyiyi ortaya koyma çabası nice kıymetli çalışmaların yapılmasına engel olmuştur; gevşeklik ve ileride yaparım demenin nice mümtaz çalışmaların yapılmasına mani olduğu gibi.”

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in öğretimini ve bu husustaki metodlarını gösteren pekçok hadisi şerifi bir araya getiren bu kitap “Bir Muallim Olarak Hazreti Muhammed” ve “Hazreti Peygamberin Öğretim Metodları” başlıkları ile iki kısımdan oluşmaktadır. Bu ikinci bölümde 40 civarında öğretim metodundan bahsedilmektedir.

Detaylarını kitaba bırakarak, kitabın ikinci bölümünün girişindeki bilgileri sizinle paylaşırsak, umarım bu bilgiler sizi kitabı okumaya sevkeder.

“Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi vesellem insanlara birşey öğretirken en güzel, en yarayışlı, muhatabın gönlüne en çok etki edecek, anlayış kapasitesine en münasip, bilgiyi zihnine yerleştirecek ve meseleyi ona izah etmeye yardımcı olacak en uygun metodu seçiyordu.

Hadis kitaplarını dikkatle etüd eden insan Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in ashabıyla olan konuşmalarına değişik renkler kattığını görür. Bazan soru soran, bazan cevap veren, bazan soru sorana soru kadar cevap veren, bazan verdiği cevaba başka şeyleri de ilave eden, bazan öğretmek istediği mesele için darb-ı mesel zikreden, bazan sözünü Allah’a yeminle söyleyen, bazan yüce bir hikmet sebebiyle soru soranı sorduğu şeyden başka birşeye yönlendiren, bazan yazdırarak öğreten, bazan çizerek öğreten, bazan teşbihle öğreten, bazan açıklıkla cevap vererek öğreten, bazan cevabı kapalı olarak veren, bazan da cevabı işaretle öğreten bir insandı.

Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem bazan cevabını söylemek için şüphe edilen meseleyi zikreder, bazan öğreteceği hususu şaka ve bilmece yoluyla öğretir, bazan öğreteceği meseleden önce güzel bir giriş hazırlar, bazan birtakım şeyler arasında kıyaslamalarda bulunarak öğretirdi. Keza bazan cevabı zikretmek için sebebleri sıralar, bazan cevabını bildiği halde sınamak için ashabına sorar, bazan birtakım sorular yönelterek doğru cevabı onlara buldururdu. Bazan da soruyu sormalarından önce bilgiyi onlara verirdi.

Kadınlar için özel meclisler tertip ederek ihtiyaçları olan hususları onlara öğretir, huzurunda bulunan çocuk ve küçüklerin durumunu gözeterek cevap verir, seviyelerine inerek anlayacakları şekilde öğretirdi.”

Kitap, yukarda sayılan ve sayılmayan diğer metodlarla ilgili olarak hadisler ışığında geniş açıklamalar yapmaktadır.

Kitaptaki 40 öğretim metodunda kırkıncı olarak, Peygamberimizin bizzat yüce şahsiyetinin öğreticiliği zikredilmiş ve şu açıklamalarda bulunulmuş:

“Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Allah Teala’nın beşeriyete rabbin dinini, son ve ebedi kanununu öğretmek için seçtiği bir muallim idi. Dünyada Allah için rabbin dininden daha kıymetli birşey yoktur. Allah değerli nizamını yaymak ve öğretmek vazifesi için peygamberlerin en üstünü Hazreti Muhammed Mustafa’yı seçmiştir.

Allah’ın dinini insanlara tebliğ etmek için seçilmiş olan bu muallim, görünüşü, gönül dünyası, tavrı, konuşması ve bütün halleri ile gerçek bir muallimdi. O’nun kamil şahsiyeti İslam’ı öğrenenler için, O’nun gibi olmaları ve yolunu takip etmeleri için bir metoddur.

Muallimin kişiliğinin kemale ermesi için sahip olması gereken sıfatlardan bazısı şunlardır: Akıl, fazilet, ilim, hikmet, ileri görüşlülük, etraflıca muhakame edebilmek, birikim, liyakat, canlılık, vakarlı sukunet, güzel konuşma, yüksek zeka, temiz giyinme, güzel görünüm, güzel konuşma ve güzel idare…

Bütün bu zikredilen özellikler Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’de en iyi ve en kamil biçimde bulunmaktaydı. O herbir öğrenmek ve aydınlanmak isteyen için eşsiz şahsiyetiyle bir muallimdir. Öğretim, muhtelif metodlarıyla O’nun zatında kendisini tam anlamıyla bulmuştu. Çünkü O’ndaki bu metod ve üsluplar herbir müslümanın “siz, insanlar için ortaya çıkarılmış… hayırlı bir ümmetsiniz”[4] ayetinin gereğini yerine getirmelerine yöneliktir ve buna yönlendiricidir. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’deki bu kemalat bütün metodlarının gayesi, öğretim ve insanları güzelleştirmenin özüydü.  Zat-ı Şerifleri bu kemalatıyla Allah tarafından en yüksek iltifata, benzersiz bir övgüye mazhar olmuşlardır:

Ve sen, şüphesiz büyük bir ahlak üzerindesin.”[5]

Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in sahip olduğu güzelliklerin öğretim metodları olarak sayılmasında bir gariplik yoktur. Hangi muallim insanlığa O’nun gibi tesirde bulundu da insanlar -renklerinin ve lisanlarının farklılığına rağmen- O’nun dinini ve getirdiği şeriatı kabul ettiler? Keza, insanlar dinleri dışında, hayatlarının diğer alanlarında, bu peygambeden başka kimi kendilerine misal ve güzel örnek edindiler?

اَللَّهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ وَ بَارِكْ عَلَي سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَ عَلَي آلِهِ وَ صَحْبِهِ وَ مَنْ تَبِعَهُ بِاِحْسَانٍ أَجْمَعِينَ. 

Allahümme salli ve sellim ve barik alâ seyyidinâ

Muhammedin ve alâ  âlihi ve sahbihî ve men tebi’aû bi ihsânin ecmaîn.

Ya Rabbi! Peygamberimizin nâmını, şânını hem dünya hem de ahirette yüce kıl. Onun getirdiği İslam Dini’ni bütün cihana yay ve bu dini dünya durdukça yaşat. Ona ahirette ümmetine şefaat etme hakkı ver ve kendine sayısız sevap ihsan eyle!”

Zinde Sosyal Gelişim Derneği’nin öncülüğünde yapılan ve her sene Peygamberimizin farklı bir ismi vurgulanan KUTLU DOĞUM proğramlarını www.kutludogum.tv web adresinden takip edebilirsiniz.

Geçen sene “El-EMİN” ismiyla anılan efendimiz bu yıl ise “EL-MUALLİM” ismiyle anılıyor.

Detaylar için www.elmuallim.org ve www.kutludogum.tv sitelerine uğrayabilirsiniz.

 

Mahmud Salih
1 Rebiul Evvel 1431
www.idealyol.com

 


[1] Ebu Gudde hakkında kısa bilgi için bkz. http://www.davetci.com/d_biyografi/biyografi_aegudde.htm

[2] Abdülfettah Ebu Gudde, Bir Egitimci Olarak Hazreti Muhammed ve Öğretim Metodları. Terc. Enbiya Yıldırım. Yasin Yayınevi, İstanbul, 1422/ 2001. 170 sayfa.

[3] Ayrıca, 70 civarında eseri olam müellefin “İlim Uğrunda” adı ile Türkçeye çevrilen eseri hakkında M. Esad Coşan (r.aleyh)’in bir değerlendirmesi için bkz. http://www.iskenderpasa.com/B93DC8AF-4DCA-4FB6-A0CF-87C661BBB6CC.aspx : “Tekkemizin yetiştirdiği büyük âlimlerden ve sonra Mısır’a gitmiş, orada da çok büyük nam ve şöhret kazanmış, çok sevilmiş, çok takdir görmüş olan Muhammed Zâhid-i Kevserî Hazretleri var ki, bizim büyüklerimizden bir kimse. Hakkında da biz bir kitap yayınladık, hafta düzenledik. Düzce’de konuşmalar, toplantılar yapıldı, Düzceliler tanısın diye… Onun yetiştirdiği bir Arap âlimi vardı -Allah rahmet eylesin- ben kendisiyle de konuştum, tanıştım. Abdülfettah Ebû Gudde, âlimlerle ilgili bir kitap yazmış, baştan sona okumuştum senelerce önce. Gayet güzel dipnotlarla zenginleştirilmiş bir eseri neşretmiş. Zevkle okudum ve hüngür hüngür ağladım. Çok samimi, içten yazıldığı için dokunuyor, ağlıyor insan.”

[4] Ali İmran 3/110.

[5] Kalem 68/4.