Bir Kitap: el-insaf

Mahmud Salih-20/12/2009

el-insafÖnce insaf, sonra ilim, sonra İslâm; sonra nefs terbiyesi; sonra irfan; sonra aşk ve şevk; sonra sa’y ü gayret, âmâl-i sâliha, hayrât ü hasenât, tebliğ, irşat, cihat; sonra zafer, sonra saadet-i dâreyn, cennet ve cemal! “Yol varsa budur bilmiyorum başka çıkar yol.”

Bu cümle, 2001 yılında ahirete irtihal eden Mahmud Esad Coşan Rahmetullahi Aleyh’in Panzehir Dergisi, sayı. 24 (1992) de yazdığı makaleden alınmıştır.

Bu cümlenin ilk kelimesi “Önce insaf” esas alınarak, Coşan Hocaefendi’nin vefatının ikinci yılındaki  Yad2003’te “İnsaf” konulu şiir, makale, resim ve araştırma dallarında kültür yarışması düzenlenmişti. Bu yarışma sonucu birinci gelen “El İnsaf” adlı araştırma Server İletişim yayınları arasında 2008’de kitap olarak yayınlandı.

Kitabın önsözünde kitapla ilgili şu çarpıcı bilgiler yer almaktadır:

“Şüphesiz insanlık tarihi boyunca aşırılıklar hep yaşana gelmiştir. Ancak modern zamanlarda bu aşırılıklar, insanın ve toplumun ölümünü konuşturacak boyutlara varmıştır. İnsanın fiziksel ve toplumsal çevresi kirlenmiş, sömürgecilik rafine ve sofistike yöntemler kullanarak alabildiğine yayılmış; materyalist yaşam biçiminin tüm içerimleri zihniyetleri ve yaşamları kirletmiş; son yüzyılda insanlık iki büyük savaş yaşamış; ırkçılık, faşizm dünyayı kasıp kavurmuştur.

Bugün geldiğimiz noktada ise, küreselleşme ve postmodernlik ile kapitalizm, materyalizm ve sömürgecilik yeni bir aşamaya ulaşmış bulunmaktadır. Doğrusu tüm bunlar, insan olma duyarlılığına sahip her bir ferde “Elinsaf” dedirtecek düzeydedir. Kitabımız yukarıda sıralanan içerimleri ifade etmek üzere bu ismi almıştır. 

Bugün dünyaya yeni bir soluk gerekmektedir. Bu soluk, mevcut olumsuzlukları bünyesinde taşımadığı gibi, insanı tüm boyutlarıyla kuşatacak derecede kapsamlı olmalıdır. Erken modernleşme teorileri, genel olarak insanın keşfettiği alanların genişlemesi ve modernleşmenin artmasına paralel, dinin insan ve toplum hayatından geri çekileceğini iddia ediyorlardı. Ancak öyle bir noktaya geldik ki dünya büyük bir karmaşa ve kaosa doğru sürüklendiği gibi, yeni arayışlar da hızlanmıştır. İşte tam da bu noktada, İslâm’ın modern dünyaya ve günümüzün diliyle yeniden hitabı çok büyük önem taşımaktadır. Bunun temel parametreleri de çalışmanın bir önerisi olarak sunulmaktadır. Dolayısıyla paradigmal değişimden başlayarak, kavramsal düzeltme, irfan ve sonunda vasat (insaflı) bir topluma ulaşmak için Âkif’in deyişiyle “İslâm’ı asrın idrakine söyletmek” bir görev olarak ortada durmaktadır. Bu çalışma, belki buna mütevazi bir katkı sağlayacaktır…”

Evet, kitap hakkında böyle diyor yazar Mustafa tekin. Server İletişim şimdiye kadar Esad Coşan Hocaefendi’nin kitaplarının yanısıra sadece iki farklı yazarın kitabını yayınladı. Onlardan biriside bu el-insaf. Bu da gösteriyor ki, bu yayınlanan iki kitab hedef kitleye önemli mesajlar vermektedir. Diğeri ise Serpil Özcan’ın kaleminden “Hanımların İzinde” kitabı.

el-insaf yazarı Mustafa Tekin, Din Sosyolojisi uzmanı. Kitap bir giriş, üç bölüm ve bir sonuçtan oluşmaktadır. 87 sayfadır.

Birinci Bölüm: Kavramsal Çerçeve ve Tarihi Arkaplan.

İkinci Bölüm: 20. Yüzyılın Tarihinde “İnsaf” Kavramının Altını Çizdiği Başlıklar.

Üçüncü Bölüm: “İnsaf” Kavramının Çağrıştırdığı Yeni Perspektifler. başlıklarını taşımaktadır.

Kitaptan aldığımız şu çarpıcı parağraf, konu ve çevremizde olan olaylar hakkında kritik ve analitik düşünmemize katkıda bulunabilir:

“Hak, adalet ve hakikate refere edilerek kullanılan “insaf” kavramı etrafında bir tarih okuması yaptığımızda, peygamberler tarihinin bu konuda oldukça net doneler sunduğunu söylebiliriz. Çünkü hakikatten yüz çevirme ile hakikate çağırma arasında gel-gitleri içkin bu tarih, bir başka açıdan “insaf” kavramı etrafında okunabilir ve Allah’ın (cc.) insanları insafa (vasata, adalete, hakikate) çağrısı olarak görülebilir. Zira insan, âlemi, dolayısıyla eşyayı yaratan ve belli bir düzene oturtmuş olan Allah’ın, “eşyayı ait olduğu yerden başka yere koymak” demek olan zulme saplanması karşısında, onu ait olduğu yere koyma çağrısı olarak felsefî düzlemde açımlayabileceğimiz insaf, peygamberlerin mesajlarının ortodoksisini oluşturmaktadır. Dolayısıyla insan hayatının tüm düzlemlerinde düşünülebilecek olan insaf kavramını bu bağlamda detaylandırmak mümkün olmaktadır. “İbadet ancak alemlerin yaratıcısın aittir.”, “İnsanlar doğru ölçüp tartmalıdır.”, “Zina yapmamalıdır.”, İnsanların hakları yenmemelidir.” vb. gibi ilkeler, Allah’ın insan ve eşyayı yarattıktan sonra onları, kendi yarattığı düzen içerisinde yerli yerine oturtmasının değişik formlarıdır. İnsanların Allah’tan (cc.) başkasına ibadetleri, ölçü ve tartıda hileye başvurmaları, zina yapmaları, diğer insanların haklarını yemeleri, “her şeyin, ait olduğu yerin dışına çıkarılması”nı içerdiğinden zulümdür ve Allah, peygamberler vasıtasıyla insanları, kendisini hak ve adaletin beslediği insafa çağırmaktadır.” (s.18-19)

Kitabın üçüncü bölümü de şu cümlelerler bitmektedir:

“Aslında, “Allah’ın farkında olmak” şeklinde kavramsallaştırabileceğimiz ve zikir, salih amel gibi birçok unsurları içine alan bu konum, Allah’tan gafil olmamaya dayanmaktadır. Zaten sorunların büyük kısmı bu noktadan başlamaktadır. “Allah’ın farkında olan” bir ferdin, toplumun veya dünyanın, doğrusu insafla bir problemi olmayacağı da açıktır.” (s. 70)

Kitap hakkında detaylı bilgi ve sipariş için aşağıdaki linke tıklayınız:
http://www.internetpazar.com/el-insaf.html