Bir Misyonerlik Yalanı…

misyoner 12
Prof. Dr. Mehmet AYDIN
S. Ü. İlahiyat Fakültesi

Öncelikle ve özellikle Müslümanlar ilgilendiren bir noktanın altını özellikle çizmek istiyorum. Misyonerler Hristiyanlığı kolay bir din olarak gösteriyorlar. Aslında Hristiyanlık da İslâmiyetin yasakladığı hemen hemen her şeyi yasaklamıştır. Hz. İsanın son yemekteki şaraba “işte benim kanım” diyerek şarabı orada referans vermesinin dışında hırsızlık, zina, adam öldürmek, ahlâksızlık haramdır.

Bunlar Hristiyanlığı insanlara kolay diye anlatıyorlar. Halbuki Hristiyanlık gerçekten zor bir dindir ve Hristiyanlığı kabul etmek büyük bir sorumluluğu beraberinde getiren, kişiye ciddî sorumluluklar yükleyen bir dindir.

İncil de şöyle bir cümle var: Eğer bir gözünüz harama baktı ise o gözünüzü çıkarıp atın. Çünkü, cehennemde ebedî yanmaktansa bir gözün eksikliği daha iyidir… diyor. Kur ân- Kerim ne diyor: Ey mü min erkekler ve mü mine kadınlar! Gözlerinizi haramdan sakının… diyor.

Peki, hangi din kolay. İslâmiyet mi kolay, Hristiyanlık mı kolay? Peki bunlar neden Hristiyanlığı kolay gösteriyorlar? Diyorlar ki: Hz. İsa ya inanırsanız, geleceğiniz garanti altına alınmıştır. Hz. İsa Mesih tir; İsa Mesih e inan artık geleceğini kurtarmıştır diyerek propaganda yapıyorlar. Aslında Hristiyanlıkta böyle bir şey yok; yalan söylüyorlar.

Burada bir nokta çok önemli: Türkiye deki İslâm anlayışımızda bir revizyon yapmamız gerekiyor. Bizde bir halk İslâmı , bir de kitâbî İslâm var. Halkın bildiği İslâm toleranssız, her şeyi mahkum eden, İslâmdan korkutan, her şeyi yasaklayan bir anlayış . Böyle bir anlayış gençlerimizi ürkütüyor. Bu çok önemli bir strateji, çok mühim bir unsur. Esasen bu düşünce İslâmın özüne ters bir durum. Gençleri İslâmdan korkutmamamız gerekiyor. İslâm ümit dinidir, tolerans dinidir. Cenâb-ı Hak Kur ân-ı Kerim de “Ben şirkin dışında bütün günahları affederim” demiyor mu?

 

Şirki de belki isterse affeder. Bu kadar toleranslı bir dini, insanlara ümitsizlik verecek tarzda takdim etmek, melek gibi insanlardan meydana gelen bir toplum ideali için insanları korkutmak bana göre İslâm inanışında ifrata gitmek demektir. Halbuki İslâm bizden böyle bir şey istemiyor.

Bizim gençlerimizi misyonerlik gibi yabancı inanç ve kültürlerden koruyabilmemiz için, müsamahalı bir İslâm anlayışını ve İslâmın istediği bir anlayışı insanlara sunmamız gerekiyor. Allah, gafurdur, rahimdir, affedicidir, tövbeleri kabul edicidir. Allahın Rasûlü Tövbe eden, anasından doğduğu gün gibi temizdir buyuruyor. Bu dinin mensuplarının gençlerimizi korkutarak, onlar ürküterek Hristiyanların kucağına atmaması gerekir. Bu son derece önemli bir taktik ve stratejidir diye düşünüyorum.