Gerçek İncil Nerede?

gerçek incil neredeHz İsa’nın (as) İncili!
Gerçek İncil Nerede?

Sonra bunların izinden ardarda peygamberlerimizi gönderdik. Meryem oğlu İsa’yı da arkalarından gönderdik, ona İncil’i verdik[1]

Kıymetli arkadaşlarım, bu yazımıza bir Kur’an-ı Kerim ayetiyle başladık. Ayet-i kerimeden de anlaşılacağı gibi bu yazımızın konusu Meryem oğlu İsa Mesih’e (as) verilen ve bu gün aslı bulunmayan İncil’dir.

Hıristiyanlar, Meryem oğlu İsa Mesih’e (as) böyle bir kitabın verildiğini reddeder ve kendi ellerindeki İncil metinlerinin doğru olduğunu ileri sürerler. Halbuki, şuan ellerinde bulunan İncil metinlerine baktığımızda bile, Meryem oğlu İsa Mesih’in (as) ve Havarilerinin şu an mevcut olmayan bir Allah (cc) sözünü, İncili duyurduğunu ve öğrettiğini görmekteyiz[2]. Çünkü şu an mevcut bulunan İncil, zaman içerisinde teşekkül etmiş bazı bölümlerinin yazarları bile belli değilken[3] kimi yazarlar da kendilerinin İncili değil, başkalarından duyduklarını kayıt altına aldıklarını söylediklerini görürüz[4].

Meryem oğlu İsa Mesih’e (as) Allah (cc) tarafından verilen gerçek İncilin ne olduğu hakkında bir bilgiye sahip değiliz. Ama gerçek incilin varlığını hem Kur’an-ı Kerim’den ve hem de eldeki mevcut İncil’den aşağıya vereceğim metinlerden anlamaktayız. Şimdi aşağıya vereceğim İncil ayetlerini dikkatlice okuyalım:

Mat.11: 1 İsa, on iki öğrencisine bu buyrukları verdikten sonra onların kentlerinde öğretmek ve Tanrı sözünü duyurmak üzere oradan ayrıldı.

Mar.1: 38 İsa onlara, “Başka yerlere, yakın kasabalara gidelim” dedi. “Oralarda da Tanrı sözünü duyurayım. Bunun için çıkıp geldim.”

Mar.1: 39 Böylece havralarında Tanrı sözünü duyurarak ve cinleri kovarak bütün Celile bölgesini dolaştı.

Mar.2: 2 O kadar çok insan toplandı ki, artık kapının önünde bile duracak yer kalmamıştı. İsa onlara Tanrı sözünü anlatıyordu.

Mar.3: 14-19 İsa bunlardan on iki kişiyi yanında bulundurmak, Tanrı sözünü duyurmaya göndermek ve cinleri kovmaya yetkili kılmak üzere seçti.

Mar.4: 33 İsa, Tanrı sözünü, buna benzer birçok benzetmeyle halkın anlayabildiği ölçüde anlatırdı.

Mar.16: 20 Öğrencileri de gidip Tanrı sözünü her yere yaydılar.

Luk.4: 44 Böylece Yahudiye’deki havralarda Tanrı sözünü duyurmaya devam etti.

Luk.9:6 Onlar da çıkıp İncili vâzederek ve her yerde şifa vererek, köyden köye geçiyorlardı

Yu.17: 14 (İsa Dediki) Ben onlara senin sözünü ilettim, dünya ise onlardan nefret etti.

Şimdi yukarıdaki İncil ayetlerine baktığımızda Meryem oğlu İsa Mesih’in (as) ve Havarilerinin duyurduğu tebliğ ettiği bir Allah (cc) sözü var. Onların duyurduğu ve tebliğ ettiği o sözün, o vahyin, şimdiki ve tarihi bir süreçte oluşan İncil olduğunu söylemek ve düşünmek imkansızdır. Burada bahsedilen söz, Kur’an-ı Kerimin haber verdiği İncil’dir.

Hıristiyan dünyasının, bu ayetler de bahsedilen Allah sözünün, gerçek İncil’in nerede olduğunu açıklaması gerekir. Meryem oğlu İsa Mesih (as) Allah’ın (cc) kendisine vahiy ettiği bir İncili duyururken, günümüz Hıristiyan dünyası bu İncilin nerede olduğunu bilmemektedir. Onun yerine, Hz İsa’nın (as) yaşamını anlatan kitapları vahiy olarak kabul etmektedir.

Evet, yukarıdaki İncil ayetlerinde bahsedilen Tanrı sözüne, gerçek İncile ne oldu? Bunu bilen bir Hıristiyan var mı?

Dipnotlar:

[1] Kur’an-ı Kerim 57/27

[2] Mar.1: 38 İsa onlara, “Başka yerlere, yakın kasabalara gidelim” dedi. “Oralarda da Tanrı sözünü duyurayım. Bunun için çıkıp geldim.”

Mar.3: 14-19 İsa bunlardan on iki kişiyi yanında bulundurmak, Tanrı sözünü duyurmaya göndermek ve cinleri kovmaya yetkili kılmak üzere seçti. Seçtiği bu on iki kişi şunlardır: Petrus adını verdiği Simun, Beni-Regeş, yani Gökgürültüsü Oğulları adını verdiği Zebedi’nin oğulları Yakup ve Yuhanna, Andreas, Filipus, Bartalmay, Matta, Tomas, Alfay oğlu Yakup, Taday, Yurtsever* Simun ve İsa’ya ihanet eden Yahuda İskariot.

Mar.16: 20 Öğrencileri de gidip Tanrı sözünü her yere yaydılar. Rab onlarla birlikte çalışıyor, görülen belirtilerle sözünü doğruluyordu.

[3] İbranilere Mektup ve Yuhanna Kitabının yazarları bilinmemektedir.

[4] Luk.1: 1-3 Sayın Teofilos, Birçok kişi aramızda olup bitenlerin tarihçesini yazmaya girişti. Nitekim başlangıçtan beri bu olayların görgü tanığı ve Tanrı sözünün hizmetkârı olanlar bunları bize ilettiler. Ben de bütün bu olayları ta başından özenle araştırmış biri olarak bunları sana sırasıyla yazmayı uygun gördüm. (Burada Luka açıkça vahiy almadığını, başkalarından duyduklarını araştırıp yazdığını söylemektedir.)