Hz. İsa’nın (as) Saklanan Soyu

meryemin soyuHz İsa’nın (as) Saklanan Gerçek Soyu!.. Hz Meryemin Soyağacı!..

Giriş:

Bu yazımızda, Hz İsa’nın (as) İncillerde bildirilen soyağaçlarını ele alacağız. Bu soyağaçlarını ele alırken, Matta ve Luka İncillerinde belirtilen soyağaçlarının tezatlarını, tutarsızlıklarını, çelişkilerini değil, çok daha önemli bir konuyu, unutturulan ve göz ardı ettirilen bir konuyu ele almaya çalışacağız.

Hz İsa’nın (as) mucizevi bir şekilde babasız doğmasına rağmen, neden üvey babasına ait bir soyağacı, sanki kendisinin soyağacı imiş gibi sunulmaktadır sorusunun nedenlerini ve cevabını arayacağız.

Bu çalışmayı yaparken, mümkün mertebe Hristiyanlığın kendi kaynaklarına sadık kalarak, bazı yerlerde ise İslâmi kaynaklardan da istifade edeceğiz.

Soyağacı:

Soyağacı, bilindiği üzere kişinin kendisinden başlayarak, babası kanalıyla geriye doğru geldiği soyu tespit etmesidir. Bazen, annesi kanalıyla geldiği soyda tespit edilebilir. Ama soyağaçlarında asıl olan, kişinin babası tarafından geldiği soydur.

Babanın çeşitli nedenlerle tespit edilememesi veya çok özel nedenler neticesinde kişi, annesinden gelen soyada nispet edilebilir. Örneğin, Osmanlı Hanedanına mensup bir bayan ile bir kişi evlense, dünyaya gelecek çocukları böyle bir Hanedan üyesinin çocuğu olduğunu vurgulamak isteyebilir. Yada bir kadın, birden fazla erkek ile birlikte olsa, bu birliktelikler neticesinde bir çocuk sahibi olsa, çocuğun babasının kimliğinin tespit edilememesi durumunda, çocuk annesine ait soyağacını kullanabilir. Ama bir çocuk asla üvey babasına ait bir soya nispet edilemez. Çünkü aralarında hiçbir kan bağı bulunmamaktadır.

Bu bilgilere rağmen, İncil yazarları olan Matta ve Luka, Hz İsa’yı (as) üvey babasının soyağacına dayandırmış, nispet etmişlerdir. Bunun nedenlerinin üzerinde yazımızın ilerleyen bölümlerinde duracağız.

Hz İsa’nın (as) İncillerdeki Soyağacı:

Bu yazımızda, daha önce de belirttiğimiz gibi, Matta ve Luka İncillerinde verilen soyağaçlarının tutarsızlıkları, hataları, çelişkileri üzerinde durmayacağız. Bu konular, araştırmamızın hedefi ve amacı dışındadır. Ancak, bu konuların ele alındığı bazı yazılar zaten sitemiz de mevcuttur.[1]

Asli konumuza dönecek olursak, eğer Hristiyanların iddia ettiği gibi Hz İsa (as) Tanrı olsaydı, onun hem insan olmaması, hem de soyağacının bulunmaması gerekirdi. Çünkü, Kutsal Kitaba göre de Tanrı insan değildir ve onun soyağacı, insansı soyu yoktur.[2] Ama buna rağmen, her iki İncil yazarı Hz İsa’ya (as) nispetle üvey babasına ait bir soyağacını nakletmişlerdir. İncil yazarlarından yalnızca Luka bunun böyle sanıldığını, bunun bir zan olduğunu ifade etmekte bir sakınca görmemiştir.[3]

Bu soyağacı problemini aşmak için, yine İncil yazarlarından ve bugünkü Hristiyanlığın baş mimarı Pavlus bağlılarına bu tür konulara takılmamaları gerektiğini vurgulamış, bu tür konuları irdelemenin “akılsızlık, boş ve yararsız işler” olduğunu[4] telkin ederek, bu önemli konuyu geçiştirmeye, üzerini örtmeye, bunu boş ve değersiz göstermeye çalışmıştır. Çünkü bu konunun irdelendiği takdirde sonunun nereye varacağını çok iyi bilmektedir!…

Tutarsızlıkları ayan beyan ortada olan her iki soyağacının ortak bir hedefi vardır. Bu hedef, üvey babaya ait olduğu açıkça söylenen ve bilinen bu soyağacı sayesinde, Hz İsa’yı (as) Hz Davud’un (as) soyundanmış gibi göstermeye çalışmaktır. Bu nedenle, İncil yazarı Matta hazırladığı soyağacında Hz İsa’yı (as) Hz Süleyman kanalıyla Hz Davud’a (as) bağlarken, İncil yazarı Luka ise Hz İsa’yı (as) Hz Davud’un (as) bir diğer oğlu Natan kanalıyla Hz Davud’a (as) bağlamaya çalışmıştır. Matta ve Lukanın verdikleri soyağaçlarındaki görülen en büyük tutarsızlıklar ve hatalar da, Hz Davud (as) ile Hz İsa’nın (as) üvey babası konumunda olan Yusuf arasındaki zincirin halkalarında bulunmaktadır.

Hristiyan inancına göre, beklenen kurtarıcı, Mesih, Hz Davud’un (as) soyundan gelecektir. Bu konuyla ilgili bazı Kutsal Kitap ayetlerini birlikte okuyalım ve daha sonra konumuza devam edelim:

Mez.132: 11 RAB Davut’a kesin ant içti, Andından dönmez: “Senin soyundan birini tahtına oturtacağım.

Mez.132: 17 Burada Davut soyundan güçlü bir kral çıkaracağım, Meshettiğim kralın soyunu Işık olarak sürdüreceğim.

Yşa.16: 5 Davut soyundan biri sadakatle krallık yapacak. Yargılarken adaleti arayacak, Doğru olanı yapmakta tez davranacak.

Yu.7: 42 “Kutsal Yazı’da, ‘Mesih, Davut’un soyundan, Davut’un yaşadığı Beytlehem Kenti’nden gelecek’ denmemiş midir?”

Luk.1: 69-71 Eski çağlardan beri Kutsal peygamberlerinin ağzından bildirdiği gibi, Kulu Davut’un soyundan Bizim için güçlü bir kurtarıcı* çıkardı; Düşmanlarımızdan, Bizden nefret edenlerin hepsinin elinden Kurtuluşumuzu sağladı.

Rom.1: 2-4 Tanrı, Oğlu Rabbimiz İsa Mesih’le ilgili bu Müjde’yi peygamberleri aracılığıyla Kutsal Yazılar’da önceden vaat etti. Rabbimiz İsa Mesih beden açısından Davut’un soyundandır; kutsallık ruhu açısından ise ölümden dirilmekle Tanrı’nın Oğlu olduğu kudretle ilan edildi.

Elç.2: 30 Davut bir peygamberdi ve soyundan birini tahtına oturtacağına dair Tanrı’nın kendisine ant içerek söz verdiğini biliyordu.

Elç.13: 22 Tanrı, onu tahttan indirdikten sonra onlara kral olarak Davut’u başa geçirdi. Onunla ilgili şu tanıklıkta bulundu: ‘İşay oğlu Davut’u gönlüme uygun bir adam olarak gördüm, o her istediğimi yapar.’ 23 Tanrı, verdiği sözü tutarak bu adamın soyundan İsrail’e bir Kurtarıcı, İsa’yı gönderdi.

2.Ti.2: 8 Yaydığım Müjde’de açıklandığı gibi, Davut’un soyundan olup ölümden dirilmiş olan İsa Mesih’i anımsa.

Yukarıda, Kutsal Kitap’tan yaptığımız bazı alıntıları okudunuz. İlk üç ayette gördüğünüz gibi, Hz Davud’un (as) soyundan gelecek bir kraldan bahsedilmektedir. Hristiyanların “Eski Antlaşma” olarak telaffuz ettikleri bölümlere ait olan bu ayetlerden sonra, İncil yazarlarının büyük bir gayret göstererek, Eski Antlaşmada geleceği söylenen bu kişinin, Hz İsa (as) olduğunu ispat etmeye çalıştıklarını görmekteyiz. Halbuki, yukarıda verdiğimiz Mezmur 132/17 ayete göre, gelecek bu kralın kendisinden sonra devam eden bir soyunun olması gerekmektedir. Ama mevcut kaynaklara göre, Hristiyanlar Hz İsa’nın (as) evlenmediğini ve soyunun devam etmediğini iddia ederler. Bu noktayı şimdilik bir kenara bırakalım ve konumuza devam edelim.

İncil yazarlarına ne odu da, Hz İsa’yı (as) üvey babasının soyuna nispet ettiler? Çünkü, mevcut bilgilerine göre, Hz Meryem’in nişanlısı olan Yusuf, Hz Davud’un soyundan gelmekteydi. Bu nedenle, Hz Meryem’e ait bir soyağacı değil, Hz İsa (as) ile hiç alakası olmayan, asla bir bağlantısı bulunmayan üvey babaya ait bir soyağacı ona nispet edilmiştir. Peki, neden böyle bir şeye teşebbüs ettiler? Çünkü, Hz Meryem, Hz Davud’un (as) soyundan gelmemektedir.

İşte bu hakikatin görülmemesi için Pavlus bu konuların araştırılmasını yasaklamıştır. İşte bu nedenle İncil yazarları Hz İsa’yı (as) Hz Meryem’in soyuna nispet etmemiş, Hz Meryem’in soyuyla ilgili bir soyağacını nakletmemişlerdir. Bunu yapmış olsalardı, yukarıda verdiğimiz ve Hz Davud’un (as) soyundan geleceği beklenen Kutsal Kitap ayetlerindeki şahısla, Hz İsa’nın (as) aynı kişi olmadıkları ilk bakışta hemen anlaşılacaktı.

Peki, Hz Meryem’in soyağacı hakkında neler biliyoruz? Bunu, yeni bir başlık altında ele alalım.

Hz Meryem’in Soyağacı:

Öncelikle, İncillerde verilen ve Hz İsa’ya (as) nispet edilen soyağaçları, bir üvey babaya ait olduğu için hükümsüz ve geçersizdir. Madem ki Hz Meryem validemiz, Hz İsa’yı (as) babasız dünyaya getirmiştir, bu durumda, Hz İsa’nın soyağacı annesi üzerinden yürütülmelidir. Bu nedenle, Hz Meryem’in soyağacı araştırmamız açısından büyük bir önem taşımaktadır.

Hristiyanların Kutsal Kitabına bu amaçla baktığımızda, Hz Meryem’in babası ile ilgili hiçbir bilgiye ulaşılamamaktadır. Çok tuhaf değil mi! Hz İsa’nın (as) üvey babasıyla ilgili, tutarsız ve hatalarla dolu olsa dahi bir soyağacı bulunmaktayken, hakikatte ve gerçekte kendisine ait olan ve annesi Hz Meryem validemizin babasına ait olan soyağacıyla ilgili açık hiçbir bilgi bulunmamaktadır. Hz Meryem’in  soyağacıyla ilgili İncil yazarı Luka birkaç küçük bilgi nakletmiştir. Bu bilgiye göre, Hz Zekeriya’nın (as) eşi Elizabeth Hz Meryem’in akrabasıdır ve Elizabeth Hz Davud’un (as) değil, Hz Harun’un (as) soyundandır.[5]

Bu durum da, Hz İsa (as) Hz Davud’un (as) soyundan değil, Hz Harun’un (as) soyundandır. İncil yazarlarının verdikleri soyağaçlarına baktığımızda, ne Hz Harun (as) nede Hz Musa (as) bulunmamaktadır. Halbuki, Hristiyanlar kendi Kutsal Kitaplarında bulunan ve Hz Musa’nın (as) söylediği şu sözde bahse konu olan kişinin Hz İsa (as) olduğunu ileri sürerler. O ayette Hz Musa (as) şöyle demektedir:

Elç.3: 22 Musa şöyle demişti: ‘Tanrınız Rab size, kendi kardeşlerinizin arasından benim gibi bir peygamber çıkaracak. O’nun size söyleyeceği her sözü dinleyin.

Elç.7: 37 İsrailoğulları’na, ‘Tanrı size kendi kardeşlerinizin arasından benim gibi bir peygamber çıkaracak’ diyen Musa odur.

Hz Harun’un (as) Hz Musa ile (as) kardeş olduklarını göz önüne aldığımızda, Hz Meryem’in bu soydan geldiği kesinleşmektedir. Hz Meryem’in babası ile ilgili tek bilgi, Kur’an-ı Kerim’de bulunmakta ve babasının adının “İmran” olduğu bildirilmektedir. Bu nedenle, Kur’an-ı Kerim’in üçüncü suresi bu isimle anılmaktadır.

Sonuç:

Araştırmamızda sizlerinde gördüğü gibi, Hz İsa (as) bilinçli bir şekilde üvey babasına ait olan ve kendisiyle uzaktan yakından bir bağlantısı olmayan soya aitmiş gibi gösterilmeye çalışılmıştır. Bunun altında yatan nedenin, beklenen kurtarıcının Hz Davud’un (as) soyundan çıkacağı beklentisinin yattığı kanaatindeyiz. Ama, Hz İsa (as) babasız dünyaya geldiği için, üvey babasına ait bir soyağacıyla değil, öz annesine ait bir soyağacıyla ilişkilendirilebilir. Mevcut bilgilere göre, Hz İsa’nın (as) annesi Hz Meryem validemiz ise, İncil yazarlarının vermekten imtina ettikleri ve detaylarını bilemediğimiz soyağacına göre Hz Harun’un (as) soyundandır.

Bu hakikatin ortaya çıkmasından, fark edilmesinden korkan Pavlus özellikle bu konunun araştırılmasını yasaklamış, bunun boş ve luzumsuz bir iş olacağını vurgulayarak bu önemli konuyu örtbas etmeye çalışmıştır.

Dip Not:

[1] http://www.hristiyanlikinanci.com/hristiyanlik-inanci/kutsal-kitap/celiskiler/21-davud-as-oglunun-adi-suleyman-mi-natan-mi.html

http://www.hristiyanlikinanci.com/hristiyanlik-inanci/kutsal-kitap/celiskiler/25-matta-mi-dogru-soyluyor-luka-mi-yada-hangisi-hata-yapti.html

http://www.hristiyanlikinanci.com/hristiyanlik-inanci/kutsal-kitap/celiskiler/24-matta-toplama-hatasi-mi-yapti.html

http://www.hristiyanlikinanci.com/hristiyanlik-inanci/kutsal-kitap/celiskiler/23-zerubbabilin-oglunun-adi-avihud-mu-resa-mi.html

http://www.hristiyanlikinanci.com/hristiyanlik-inanci/kutsal-kitap/celiskiler/22-sealtielin-babasi-kim.html

http://www.hristiyanlikinanci.com/hristiyanlik-inanci/kutsal-kitap/celiskiler/20-yusufun-babasinin-adi-yakub-mu-eli-mi.html

[2] Say.23: 19 Tanrı insan değil ki, Yalan söylesin; İnsan soyundan değil ki, Düşüncesini değiştirsin. O söyler de yapmaz mı? Söz verir de yerine getirmez mi?

[3] Luk.3: 23 İsa görevine başladığı zaman otuz yaşlarındaydı. Yusuf’un oğlu olduğu sanılıyordu.

[4] Tit.3: 9 Akılsız tartışmalardan, soyağacı didişmelerinden, Kutsal Yasa’yla* ilgili çekişme ve kavgalardan sakın. Bunlar yararsız ve boş şeylerdir.

[5] Luk.1: 5 Yahudiye Kralı Hirodes* zamanında, Aviya bölüğünden Zekeriya adında bir kâhin* vardı. Harun soyundan gelen karısının adı ise Elizabet’ti.

Luk.1: 36 Bak, senin akrabalarından Elizabet de yaşlılığında bir oğula gebe kaldı. Kısır bilinen bu kadın şimdi altıncı ayındadır.