Misyonerlik ve Misyonerlerin Amaçları

misyoner4MİSYONERLİK VE TÜRKİYE’DE MİSYONERLİK FAALİYETLERİ
Serdar AY/Yüksek Lisans Tezi,S. 29,30,31,32,33

MİSYONERLERİN AMAÇLARI

Tarih boyunca, insanların sahip oldukları fikir, inanç, din veya mezhebi yayma veya hakim kılmaya gayret ettikleri ve bu amaç için çesitli savaslar bile yaptıkları bilinen bir husustur. Din savasları olarak bilinen bu çatısmaların hemen tamamı da Hıristiyanlık dünyasında meydana gelmistir. Hıristiyan alemi hem diger dinlerin mensuplarıyla hem de kendi mezhebinden olmayan Hıristiyan gruplarla çatısıp savasmıslardır. 61 Hıristiyan inancına göre misyonun asıl amacı İncil’in anlatılması ve muhataplarda imanı uyandırmaktır. Baska bir ifade ile imanın temel konusu olan İsa Mesih’in kurtarıcı fonksiyonunu, henüz bilmeyen kimselere tanıtmaktır. İmanın konusu olan kurtulusun sartlarından birisi kiliseye girince gerçeklesmektedir. Dolayısıyla misyonun önemli amaçlarından birisi de yeni bir ülkede kiliseyi kurmak, yani orada kilise hiyerarsisini yerlestirmektir. Tabi ki bir ülkede kilisenin kurulmus olması Hıristiyanlıgın yerlesmesi için yeterli degildir. Hıristiyanlıgın orada benimsenebilmesi için misyonun kültürü de kapsaması gerekmektedir. Hıristiyanlık o ülkenin kültür ve gelenekleriyle bütünlesmeli, bunu yapabilecek Hıristiyan ilhamlı yerli aydınlar ve onların kaleme aldıkları eserler ortaya çıkarılmalı ve böylece, Hıristiyanlık o ülkede yabancı bir olgu olarak görülmemelidir.

Katolik Kilisesi, varlıgının yegane gayesi olarak gördügü yer yüzünde bulunan bütün insanları ve ulusları Hıristiyanlastırmak için Halkları Hıristiyanlastırma Konseyini kurmustur. Bu Kurul çok sayıda dini kurulus, kolej ve üniversite ile isbirligi içerisinde görev yapmaktadır. Adından da anlasılacagı gibi görevi Hıristiyanlık propagandası olan Kurul’un II. Vatikan Konsilinden sonra islerligi ve önemi daha da artmıstır. Kurul’un çok sayıda yayın organı bulunmaktadır.62 Halkları Hıristiyanlastırma Konseyince 8 Mayıs 2000 tarihinde organize edilen ‘Papalık Misyonerlik Cemiyetleri Ulusal Baskanları Yıllık Toplantısı’nda açılıs konusması yapan adı geçen Konseyin Baskanı Kardinal Josef Tomko’nun konusmasından misyonerligin amacını, hedefini ve bugünkü durumunu anlamak mümkündür. Tomko, tüm kıtalardan 115 ülkeden temsilcilerin katıldıgı toplantıda misyonerligin Hıristiyanlıktaki dini temellerini anlattıktan sonra; İsa’dan 2000 yıl sonra misyon hala tamamlanamamıstır. 6 milyar insanın sadece 1/3’ü Hıristiyan, 2 Milyar Hıristiyan’ın da sadece 1 milyar kadarı Katolik’tir. Katoliklerin çogalma hızı Hıristiyan olmayanların çogalma hızından biraz azdır” demektedir. Bu ifadeler Kilisenin tüm dünya insanlarını Katolik yapma niyetinde oldugunu ve bu amaç için gayret edildigini göstermektedir. Kardinal Josef Tomko söz konusu konusmasında çesitli kıtalarda yürütülen hizmetlerden bahsetmekte ve yapılan bazı faaliyetleri söyle özetlemektedir: İstatistiklere göre 20. yüzyılın en basarılı misyonerlik faaliyeti Afrika kıtasında yasanmıstır. 1900 yılında 2 milyon olan kıta Katolik nüfusu bu gün 116 milyona ulasmıs bulunmaktadır. Bu Toplam nüfusun %15’ine tekabül etmektedir. Afrika’da misyonerler Kuzey Afrika’daki Müslüman devletlerde sıkıntılarla karsılasmaktadırlar. Dünya nüfusunun %60’ının yasadıgı Asya kıtası göreceli olarak misyonerligin sonradan hızlandıgı kıtadır. Kıta nüfusunun %85’i Hıristiyan degildir. Kıtadaki Katolik nüfus 105 milyon civarındadır. Ortaasya’da Kazakistan’da misyon baslatılmıs olup Çin ile ilgili olarak da fırsatlar degerlendirilmektedir. Papalık Dünya Misyonerlik Günü vesilesiyle elde edilen bagısların da katkısıyla özellikle fakir bölgelerde bulunan kurumlara yaptıgı yardımları artırmıstır. Yardım edilen kilise sayısı kısa sürede 877’den 1045’e, büyük seminer sayısı 99’dan 374’e, seminerlerde yardım edilen ögrenci sayısı 50 000’e, yardım yapılan görevli sayısı 400 000’e ulasmıstır. Ayrıca bir çok küçük kilise, dispanser, ilk yardım merkezleri ve egitim projelerine katkıda bulunulmustur.63

Kardinalin verdigi bilgiler, misyonerlik alanlarını göstermenin yanında, misyonerlik faaliyetlerini yürütecek kisilere ve onların egitimine yapılan yatırımın büyüklügünü de ortaya koymaktadır. Elbette yapılan bu yatırımların karsılıgı da beklenmektedir.

Merkezi Roma’da bulunan Papalık Aziz Peter Cemiyeti’nin 2000 yılında tek basına yaptıgı faaliyetler dünya genelinde yürütülen misyonerlik faaliyetleri hakkında ipucu verecek mahiyettedir. Adı geçen cemiyetin bazı faaliyetleri söyle sıralanmaktadır:

Finanse edilen seminer sayısı: 904

Burs verilen seminer ögrencisi sayısı: 81 343

Kaydedilen yeni üye sayısı: 8276

Yetistirilerek ataması yapılan papaz sayısı: 1877

Yetistirilen papaz yardımcısı sayısı: 9693 64

Ayrıca, gerek Roma gerekse Afrika’nın çesitli ülkelerinde düzenlenen uzmanlık kurslarına devam eden 595 ögrenciye burs imkanı, yine Roma’da çesitli üniversitelere devam etmekte olan 57 farklı ülkeden 343 papaz ve 21 farklı ülkeden 81 rahibenin iase ve ibate giderleri karsılanmıstır. Yapılan bu kadar masraf ve emegin amacı yetistirilen insanların kendi bölgelerinde misyonerligi devam ettirmeleri, o bölgelerde çalısma yapan Batılı misyonerlerin yerlerini almaları düsüncesidir. Böylece bölgelerde aynı kültürden insanların gayretleriyle çalısmalar devam edecektir. Bu amaçlar Halkları Hıristiyanlastırma Konseyi Baskanı Kardinal Josef Tomko tarafından da açıklıkla ifade edilmektedir

1985 yılından günümüze kadar geçen yaklasık 20 yılda bu hizmetlerin katlandıgını, Ortodoks Kilisesi ve özellikle misyonerlik faaliyetlerinde Hıristiyan cemaatlerin en aktifi olan Protestan cemaatlerinin faaliyetlerini de yukarıdaki rakamlara ilave ederek düsünürsek modern dünyada yapılan misyonerlik faaliyetlerinin boyutunu kavramıs oluruz. Öz olarak ifade etmek gerekirse, yukarıda bahsedilen tüm dünya insanlarının Hıristiyanlastırılması amacıyla dünyanın her tarafı karıs karıs dolasılarak büyük mesailer sarf edilmektedir. Misyonerlik faaliyetlerinin kesin olarak yasaklandıgı ülkelere bile misyonerlerin gidiyor olmaları, oralarda baslarına gelebilecek her türlü tehlikeyi göze alabilmeleri, inançlarına göre oralarda sehit olmayı arzulamaları onların söz konusu gayelerini gerçeklestirme hususundaki azim ve kararlılıklarını göstermektedir.65

Bu bilgilerden anlasılacagı üzere kilise Hıristiyan olmayan toplumların hızla Hıristiyanlastırılması amacıyla her türlü faaliyeti etkin sekilde yapmaktadır ve bu misyon çalısmalarında her türlü imkan saglanmaktadır.

Paris Katolik Enstitüsü profesörlerinden Danileou faaliyetlerin basarıya ulasabilmesi için misyonerlik çalısmalarında su hususlara dikkat edilmesini önermistir:

1. Misyonerlerin birinci amacı yeryüzünde Hıristiyanlıgı yaymak ve Hz. İsa’ya imanı gerçeklestirmektir.

2. Ülkede tanınan aydınlarla yakın bir diyaloga girerek, onların düsüncelerine, eserlerine Hıristiyan unsurlarının sokulmasıdır.

3. Gelismis olan batı medeniyetiyle Hıristiyanlık, aynı gösterilmelidir

4. Hıristiyanlıgın yayılması için her yerde kilise yapmak kalıcı bir unsur degildir. Asıl kalıcı olan o ülkenin toplumuna nüfuz etmektir

5. Müslümanlara sevgi ile yaklasınız ve Hz.Muhammed’i yalanlamayınız. Hz.İsa’ya Allah’ın oglu demeyiniz. Çünkü Müslümanlar bunu kabul etmez.66

Hıristiyanlık dünyasının 21.yy daki en büyük amacı kendi yasayıs ve kültürünü tüm dünyaya yaymaktır ve görüldügü gibi bu amaç ugrunda her türlü ayrıntı düsünülüyor ve yapılması gereken tüm çalısmalar büyük bir titizlikle yapılıyor.

Dip Notlar:
61 Mehmet AYDIN, “Hıristiyanlık”, TDV slam Ansiklopedisi, c. 17, s. 328.
62 KÜÇÜK, a.g.e. , s. 381–382
63 www.vatican.va/roman-curia/congregations/cevang/documents <http://www.vatican.va/romancuria/
congregations/cevang/documents>
64 Gazi ERDEM, Misyonerlik, Diyanet İlmi Dergi, Cilt. 38 Sayı. 2, 2002, s. 21.
65 ERDEM, a.g.m. , s. 22
66 KÜÇÜK, a.g.e. , s. 38