Misyonerlik ve Tarihi Seyri

misyoner3İNTERNET ORTAMINDA MİSYONERLİK FAALİYETLERİ VE SANAL KİLİSELERİN ÇALIŞMA YÖNTEMLERİ

HASAN YEL/YÜKSEK LİSANS TEZİ, KONYA 2006, S. 25-26-27-28

Latince “Missio” kelimesinden türetilen mission (misyon), sözlükte görev, yetki, bir kimseye bir işi yapması için verilen özel görev anlamlarına gelmektedir. Özel bir mana olarak ise bir dinin tebliğini yapmaya denir. Misyoner (missionnaire) ise bu dinin tebliğini yapan kimsedir. Misyoner kelimesi normalde bütün dinlerin mensupları için geçerli olmakla birlikte günümüzde özel olarak Hıristiyanlığı yaymak isteyenlere denilmektedir.

Misyonerlik denilince akla Hıristiyanlığın gelmesinin en önemli sebebi “misyon” kelimesinin Yeni Ahid (İncil) diline ait bir kelime olmasıdır.88

Misyonerlerin nihai hedefi bütün dünyanın Hıristiyanlaşmasıdır. Bu nihai hedeften önce Hıristiyan olan ve olmayan toplumlar için ayrı ayrı hedefleri mevcuttur. Hıristiyan ülkeler için gayeleri Hıristiyanları birlik içerisinde tutmak ve Batı Emperyalizmi’nin ve kültürünün tüm dünyada hâkimiyetini sağlamaktır. Hıristiyan olmayanlar toplumlar için gayeleri ise onları Hıristiyanlaştırmaktır. Şayet bu mümkün olmazsa onları kendi dinlerinden soğutmak, şüpheye düşürmek ve sonraki nesiller yoluyla da tamamen dinlerinden döndürmektir. 20. yüzyılın başında 558 milyon olan Hıristiyan nüfusu, 21. yüzyılın başında 2 milyarı aşmış bulunmaktadır. Son asırlarda özellikle asrın son çeyreğinde, Hıristiyanlığın asıl vatanı olan Avrupa’da Hıristiyan nüfusun azalmasına karşın Afrika ve Asya kıtalarında ciddi bir artış göstermesi, misyonerlik faaliyetlerinin elde ettiği başarının en açık göstergesidir.89 1900 yılında Dünya Hıristiyan nüfusunun % 50 si Avrupa’da yaşamakta idi. Bugün ise Dünya Hıristiyan nüfusunun sadece % 20 si bu kıtada yaşamaktadır.90

Misyonerlerin bu gayeye ulaşmak için takip ettikleri yöntemleri tarihi açıdan yedi döneme ayrılmaktadır:

1- 33- 100 arası, Havariler Dönemi

2- 100–800 arası, Kiliselerin Kurulma Dönemi

3- 800–1500 arası, Ortaçağ Dönemi

4- 1500–1650 arası, Reform Dönemi

5- 1650–1793 arası, Reform Sonrası Dönem

6- 1793–1965 arası, Modern Dönem

7- 1965’ten sonrası, Diyalog Dönemi 91

Hıristiyanların İslam ile tanışmaları 2. dönemin sonlarına denk gelmektedir. İslam’ın ilk yıllarında Hıristiyanların İslam’a bakışları ılımlı idi. Ne zaman ki İslamiyet hızla yayılmaya ve Hıristiyanların nüfuz bölgelerinde tesirli olmaya başladı, o zaman Hıristiyanlar da İslam’a karşı kin ve öfke ile dolmaya başladılar, düşman oldular. Ortaçağ dönemi bu düşmanlığın savaşlara dönüştüğü ve Hıristiyanların İslam’ı kılıçla yok etmeyi düşündükleri dönemdir. Bu yüzden pek çok Haçlı seferleri düzenlemişler (1096–1270) fakat başarılı olamamışlardır.92 Türklerin Müslüman olması da Haçlı seferlerinin başarısız kalmasının en önemli sebeplerindendir. Zaten muharip bir mizacı olan Türklerin şecaati, İslam’ın cihat ruhu ile perçinlenmiş ve manevi bir boyut kazanmıştı. Artık Türkler, İslam adına Hıristiyanların korkulu rüyası olmuştu. Zira Ortaçağ Avrupa’sında “Türk” ile “Müslüman” aynı anlamda kullanılıyordu.

4. ve 5. dönemde ise misyonerlerin İslam’ı kılıç zoruyla yok edemeyeceklerini anladıkları ve içten çökertme hareketlerini başlattıkları dönem olmuştur. Misyoner gönüllülerinin ülke ülke açılmaları bu dönemde başlar.

6. Dönem ise casusluk faaliyetlerinin arttığı dönemdir. Bu dönemde İslam adına en önemli güç olan Osmanlı’nın yıkılması için çeşitli plânlar yapılmıştır. Özellikle Londra Misyoner Teşkilatı bu işe çok önem vermiştir. İslam tarihine baktığımızda İslam’a karşı en büyük düşmanlığı İngilizlerin yaptığını görürüz. Müsteşriklerin ekseriyeti İngiliz olup hep içten içe fitne sokmaya çalışarak İslam’ı ortadan kaldırmayı hedeflemişlerdir. Bu dönemde de Osmanlı topraklarında yaşayan Hıristiyan azınlıklar kışkırtılmış, onların ayaklanmaları için çaba sarf edilmiştir. Bu faaliyetlerin merkezinde ise yabancı okullar vardır. Bizzat casus ve misyoner yetiştirmenin yanı sıra silah kaçakçılığı ve silahlı faaliyetlerin de yapıldığı bu okullar, azınlıkların silahlanmasında da etkili bir rol oynamıştır. Bu döneme yabancı okulların arttığı rahatça görülebilir.93

Misyonerlerin emperyalist emelleri hakkında fikir vermesi bakımından Kenya’nın ilk Başbakanı olan Kamau Kenyatta’nın sözlerini zikretmekte fayda vardır. Kamua Kenyatta misyonerlerin gayesini şöyle özetler: “Misyonerler bizim topraklarımıza geldiğinde İncil onların, topraklar Afrikalıların elindeydi. Bize gözü kapalı dua etmesini öğrettiler. Neden sonra gözlerimizi açtığımızda, İncil bizim, topraklarımızsa onların olmuştu.”94

İlk misyon faaliyetleri (silahsız propaganda) 18. asırda Moravya Kilisesinin çalışmalarıyla başlar. Eski Bohemyalılardan gelen bu kilise, Kont Zinzendorf’dan itibaren ateşli bir misyon merkezi olmuştur. Moravyalılar, İran’daki Mecusileri ihtida ettirmek amacındaydılar.95 Bu dönemlerde en etkili ve en kuvvetli misyon teşkilatını İngilizler kurdu. Daha 1646 yılında (İngiltere Cumhuriyeti ilan olduğu yıl) Londra’da parlamento Hıristiyan neşri için bir cemiyet teşkil etti. 1698, 1792, 1805 tarihlerinde bu cemiyet teşkilatını yaydı. İngiltere, Almanya, İsviçre, Danimarka, Amerika ve Rusya’da binden fazla merkez oluşturdu.96

İngiliz Misyoner William Carey’in 1793 yılında Hindistan’a ayak basması, Modern Misyonerlik Dönemi’nin başlangıcı olmuştur. O, modern misyonların kurucusu sayılmıştır. Onun çalışmalarıyla İngilizce konuşan misyonerler, dünyadaki misyonerlik faaliyetlerinde ağırlığını hissettirmiştir. Hıristiyanlığın yayılması için cemiyetler ve bakanlıklar kurulmuştur.97 Merkezi Londra’da olan yalnız İngilizlerin “Hıristiyanlığın Bütün Dünyaya Neşri “ Cemiyetleri 19. asırda yedi bin şube açtı ve yirmi sekiz milyon din kitabı bastırdı ve dağıttı. Bu kitaplar bütün dünya dillerine de tercüme olunarak çoğu bedava verildi.98

Bu cemiyetlerin başlıcası Y.M.C.A (Young Men’s Christian Association)’dır. Hıristiyan Genç Erkekler Cemiyeti demek olan bu teşekkülün başlangıcı 17. asra kadar çıkar. Müspet İlimler ortaya atılınca Münevver Hıristiyan Gençleri dine karşı lakayt bulunmaya ve eğlence hayatına fazlaca atılarak sefahate sürüklenmeye başladılar. Bu felaketin önlenmesi için modern bir cemiyete ihtiyaç görüldü. Bugünkü modern şekli 1844 yılında Sir George Williams adındaki bir İngiliz tarafından kurulmuştur. 1857 yılında erkeklerinkinden ayrı ve müstakil olarak kızlar içinde bir cemiyet kuruldu. Bu cemiyete de Hıristiyan Genç Kadınlar Cemiyeti (Y.W.C.A.) denildi. Maksat, Hıristiyan gençleri barlardan kurtararak maddi, manevi ve dini bakımdan korunmalarını temin etmektir.99 Bu cemiyetler 1. Dünya Savaşında itilaf devletlerine hem cephede hem de cephe gerisinde büyük yardımlarda bulunmuşlardır. Bu cemiyetin Londra’da muazzam bir merkez binaları bulunduğu gibi, Uzak Şark’ta Şanghay gibi yerlerde bile büyük binaları vardır.100

Fransa Katolikleri, misyon faaliyeti bakımından İngiltere ve Amerika’dan sonra gelmektedir. Bilhassa bu iki devletin mali ve iktisadi imkânları ve gittikçe gelişen siyasi nüfuzları dolayısıyla Fransız Misyonları Orta Şark’taki müessir durumunu bunlar lehine kaybetmiştir. Daha sonra Uzak Şark’ta çalışan ve hakikaten hayret verecek bir gayret gösteren Fransızlar, 1905’deki raporlarına göre, Anadolu’ya biri İstanbul’da diğeri İzmit’te olmak üzere ancak iki misyoner göndermişlerdi.101

Amerikan misyonları 1820’den itibaren bu sahada görülmektedir. İngilizlerin metodunu takiple işe başlayan “American Board” menşe itibariyle Protestan olmakla beraber, çalışmalarında mezhep farkı gözetmemektedir. Cemiyet mensuplarından Jonas King, Joseph Wolf ve Pliny Fiske İzmir, Mısır, Suriye ve Filistin’de çalışmalarını sürdürdüler, bunlardan Jones King, Yunanistan’a giderek senelerce Yunan kilisesine bir hayatiyet kazandırmak için çalıştı ve yeni bağımsızlık elde etmiş olan bu memlekette kurduğu Evanjelik kiliseyi hükümete resmet tanıtmaya muvaffak oldu. Yine aynı cemiyet misyonerleri 1832 yılında İstanbul’da birleşerek Ayıntap, Diyarbakır, Bursa, Kayseri, Erzurum, Harput, Maraş, Sivas, Tokat ve Trabzon’da Ermeni Milli Kilisesinin reformasyonuna çalıştılar.102 1850’lerde misyonerlik faaliyetleri, Chile, Fransa, Almanya, Gibraltar, Havai, Hindistan, İtalya, Malta, İskandinavya, Güney Afrika, Güney Pasifik ve İsviçre’yi içine alacak şekilde genişletildi. Protestan misyonerliği merkezi Amerika’da olmak üzere Avustralya, İngiltere, Almanya, kanada, İtalya, Japonya, Brezilya ve Güney Kore’dedir. Dünyaya yayılan misyonerler bu merkezden gönderilmektedir. En başarılı oldukları yerler arasında Sosyalizmin çöküşünden sonra girdikleri Makedonya, Bulgaristan ve Romanya gibi Eski SSCB ülkeleri ve Balkan ülkeleri gösterilmektedir.103

Hıristiyan dünyasında misyoner faaliyeti teşvik ve destek konusunda hiçbir zaman sıkıntı çekmemiştir. Bütün faaliyetler ilgili kiliselerce organize edilmiş, batılı devletlerden maddî, manevî ve stratejik alanda desteklenmişlerdir. Bu nedenle misyoner hareketi organizeli ve sistematik olarak gelişmiştir. Ortodoks dünyasında faaliyet gösteren “Ortodoks Gençlik Hareketi”, Paris’teki “Saint-Serge İlâhiyat Enstitüsü”, New York’taki “Saint Wladmir Papaz Okulu” ile Protestanlık dünyasındaki “Genç Hıristiyanların Evrensel İttifakı” ve “Genç Kızlar Hıristiyan Birliği Evrensel İttifakı” gibi belli başlı Hıristiyan teşkilatlarını bugün bile çalışmalarına yoğun bir şekilde devam etmektedir. Ayrıca 1698’de kurulmuş olan Hıristiyan Birliğini Yayma Topluluğu, 1701’de kurulmuş İncil’i Propaganda Topluluğu, 1799 yılında kurulmuş ve hala önemini koruyan Church Mission Society, 1810 yılında kurulmuş American Board of Commissioners for Foreign Missions (ABCFM ya da BOARD). American Board sözde Ermeni soykırım çalışmalarının ortaya çıkmasını ve yayılmasını sağlamış, United Church Board for Word Ministries ile birleşerek dünyanın en güçlü Protestan Misyoner örgütü haline gelmiştir. Amerika’da en çok misyoner gönderen Southern Baptist Convention International Mission Board, Yehova Şahitleri ve Moon Örgütünü de bu kapsamda değerlendirmek gerekmektedir.104

Dip Notlar:
88 Arslantürk Zeki, Türkiye de Misyonerlik Faaliyetleri, İSAV, Ensar Yay. İst. 2004. s. 382
89 Uçar, a.g.e. , s. 179
90 Uçar, a.g.e. , s. 180
91 Arslantürk, a.g.m. , s. 384
92 Arslantürk, a.g.m. , s. 385
93 http://www.ilkadimdergisi.com/190/kapak-hamithaksever.htm. Son Erişim Tarihi: 14.12.2005
94 Küçükoğlu, Bayram, Türk Dünyasında Misyonerlik Faaliyetleri, (Dünü, Bugünü, Yarını) IQ Kültür, Sanat Yay. İst. 2003. s. 110
95 Güngör Erol, Türkiye’de Misyonerlik Faaliyetleri, Ötüken Yay. İst. 1999,a.g.e. , s. 20
96 Küçükoğlu, a.g.e. , s. 48
97 Arslantürk, a.g.m. , s. 385
98 Güngör, a.g.e. , s. 20
99 a.g.e. , s. 20
100 a.g.e. , s. 21 (Kazım Karabekir, Cihan Harbine Nasıl Girdik?)
101 a.g.e. , s. 21 (Les Missions Catholiques.)
102 a.g.e. , s.21
103 Kerimoğlu Barış, Zehirli Sarmaşık Misyonerler, Ulus Yay. İst. 2004. s. 37
104 Güngör, a.g.e. , s. 38