Kategoriler
Tüm Yazılar Türkçe

Sevmeyi Öğrenmek

Yaşlı bir adam, sabah erken evinden çıkmış, yolda ilerlerken, bir bisikletlinin çarpmasıyla yere yuvarlanmış ve hafif yaralanmış.

Sokaktan geçenler, yaşlı adamı hemen en yakın sağlık birimine ulaştırmışlar.

Hemşireler, önce pansuman yapmışlar ve biraz beklemesini, ve röntgen çekerek her hangi bir kırık veya çatlak olup olmadığını inceleyeceklerini söylemişler.

Yaşlı adam huzursuzlanmış; acelesi olduğunu, röntgen istemediğini söylemiş.

HemÅŸireler merakla acelesinin nedenini sormuÅŸlar.

“EÅŸim huzur evinde kalıyor. Her sabah birlikte kahvaltı etmeye giderim, gecikmek istemiyorum” demiÅŸ.

HemÅŸireler; “EÅŸinize haber iletir gecikeceÄŸinizi söyleriz” deyince, yaÅŸlı adam üzgün bir ifade ile “Ne yazık ki karım Alzheimer hastası hiç bir ÅŸey anlamıyor, hatta benim kim olduÄŸumu dahi bilmiyor” demiÅŸ.

HemÅŸireler hayretle, “Madem sizin kim olduÄŸunuzu bilmiyor neden her gün onunla kahvaltı yapmak için koÅŸuÅŸturuyorsunuz?”diye sormuÅŸlar.

Adam buruk bir sesle, “Ama ben onun kim olduÄŸunu biliyorum” demiÅŸ.

 ***

 Eski zamanlarda, bir derviş, bilge bir hocanın ders halkasına girmek istemiş.

Bütün hazırlıklarını yapıp bilgenin karşısına çıkmış ve isteğini iletmiş.

“Efendim” demiş, “Ben de sizin öğrenciniz olmak istiyorum. Beni öğrenciliğe kabul eder misiniz?”

Bilge, sakin bir bakışla dervişi süzmüş, “Elbette” demiş ve eklemiş, “Ama sana bazı sorularım olacak. O soruları doğru cevaplandırırsan öğrencim olmanı kabul ederim”

Derviş heyecanlanmış.

“Peki, efendim” diyerek çaresiz kabul etmiş.

Bir taraftan da “acaba nasıl sorular soracak, sorular zor mu olacak” diye endişe içerisindeymiş.

Sorular birer birer gelmeye başlamış.

Bilge sormuş; “Söyle bakalım, çiçeklerden hangisini seversin?”

Derviş rahatlamış.

“İyi” demiş kendi kendine, “Sorular kolaymış.”

Ve hemen cevap vermiş; “Efendim ben her tür çiçeği severim. Gülü, sümbülü, lalesi… Hepsi güzel. Hepsini severim”

Bilge yine sormuş; “Peki, renklerden hangisini seversin?”

Derviş düşünmeden cevabı vermiş; “Renklerin her biri ayrı güzel. Hepsini severim”

Bilge, bir soru daha sormuş; “Peki, yemeklerden hangisini seversin?”

Derviş yine hemen cevap vermiş; “Efendim, yemeklerin de hepsini severim. Hepsi çok lezizdir benim için”

Sorular ve cevaplar hep böyle devam etmiş.

Sonunda bilge, derviÅŸe;

“Evladım, sen git önce sevmeyi öğren de gel!” demiş.

Son söz: Gerçek sevgiler, zamanla eskimez; kök salar.

Sevginin bir tek terazisi vardır o da; fedakârlıktır.

Ve sadece sevmeye değer olanlar, sevgiye layıktır.

Eftal Orhan

“Sevmeyi Öğrenmek” için 2 yanıt

Wonderful goods from you, man. I have take note your stuff previous to and
you’re simply extremely magnificent. I actually like what you have bought right here, certainly like what you’re stating and the best way
during which you assert it. You make it enjoyable and
you still care for to stay it sensible. I can’t wait to read much more from you.
This is actually a great website.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir