Kategoriler
Saklanan Gerçekler Türkçe Teolojik Çalışmalar

Teslis Nedir?

Teslis İnancı Hakkında Bir Değerlendirme

teslisTeslis Ä°nancı, Hıristiyanlıkta, üzerinde tamamen ittifak edilmiÅŸ, bütünüyle kabul görmüş bir fikir deÄŸildir. Teslis, Hristiyanlıkta, genel anlamda ve büyük bir kesimin inanç ÅŸeklini ifade etme ÅŸeklidir. Dinler Tarihindeki diÄŸer “Üçlük” örneklerine deÄŸinmeden, yalnızca Hıristiyan kaynaklarına baÄŸlı kalarak, “Üçlü Birlik” inancını ele almaya çalışacağım.


Kutsal Ruh:
Üçlü Birlik öğretisinin, üçüncüsü durumunda olan Kutsal Ruh, MS 325 yılında toplanmış bulunan Ä°znik Konsülünde ki “Ä°man Bildirisi”n de, şöyle ifade edilmiÅŸtir:

Her ÅŸeye gücü yeten, görülen ve görülmeyen, bütün ÅŸeylerin Yaradanı olan bir tek Baba Allah’a inanıyoruz; Bir tek Rab Ä°sâ Mesih’e inanıyoruz: Allah’ın OÄŸlu, Baba’dan doÄŸan biricik OÄŸul, yani Baba’nın öz varlığından oluÅŸan Allah’tan Allah, Nurdan Nur, gerçek Allah’tan gelen gerçek Allah, yaratılmış deÄŸil, doÄŸrulmuÅŸ, Baba’nın aynı öz varlığına sahip olan, Kendi aracılığıyla gökteki ve yerdeki her ÅŸey yapılmış, biz insanlar için ve kurtuluÅŸumuz için gökten inmiÅŸ, insan bedeni almış ve insanlar arasında yaÅŸamış, sıkıntı çekmiÅŸ ve üçüncü günde ölümden dirilmiÅŸ, göğe yükselmiÅŸ, dirilerle ölüleri yargılamaya gelecek olan O’dur; Ve Kutsal Ruh’a da inanıyoruz.”


Bu iman bildirgesine baktığımızda, Kutsal Ruhun durumuyla ilgili, net bir bilgi yoktur
. Ancak, varlığına inanıldığı ifade edilmiÅŸ, ama Tanrılığına dair tek kelime sarf edilmemiÅŸtir. Oysaki, aynı metinde, Ä°sa Mesihin (as) Tanrılığını ifade etmek ve pekiÅŸtirmek için, bir çok kelime kullanılmıştır. Ä°znik Ä°man Bildirisinde, Baba Tanrı ve Ä°sa Mesihin Tanrılığı net bir ÅŸekil de ifade edilmiÅŸken, Kutsal Ruhun Tanrılığı, henüz bir karara baÄŸlanamamıştır. Peki, “Kutsal Ruh” ne zaman TanrılaÅŸtırıldı? Kutsal Ruh, MS 381 yılında ki, 1.Ä°stanbul Konsülünde TanrılaÅŸtırılmıştır. Yani, “Üçlü Birlik” ancak, MS 381 yılında tamamlanmıştır.


OÄŸul:
Üçlü Birlik öğretisinin, ikincisi durumunda olan “OÄŸul” kavramı, her ne kadar, MS 325 yılındaki Ä°znik Konsülünde, Arius ve arkadaÅŸlarının kabul etmemesine raÄŸmen TanrılaÅŸtırılsa da, OÄŸulun kimliÄŸi ve bedeninin Tanrılığı konusu hala tartışılmaktadır. Mesela, MS 431 yılında toplanan Efes Konsülü, bu amaçla toplanmıştır. Ä°znik Konsülünün üzerinden, 105 yıl geçmiÅŸ olmasına raÄŸmen, OÄŸulun kimliÄŸi hakkındaki tartışmalar dinmemiÅŸtir. Efes Konsülünde, Ä°stanbul PatriÄŸi Nestorius‘un düşünceleri ele alınmıştır.

Nestorius’a göre; Ä°sa’ya 30 yaşındayken Kelam inmiÅŸ, ancak o zamandan sonra Ä°nsan ve Tanrı karakterlerini taşımış, Meryemin, Tanrı olan Ä°sa’nın deÄŸil, insan olan Ä°sa’nın annesi olduÄŸunu söylemiÅŸ ve dolayısıyla da, Meryem’e “Tanrı’nın annesi” (Theotokos) denmesine karşı çıkmıştır. Tanrı’nın doÄŸrulamayacağını, doÄŸurulmadığını belirtmiÅŸtir. Nestorius’a göre Ä°sa’nın insani kimliÄŸi ile tanrısal kimliÄŸi birbirinden ayrıdır; bu nedenle Nestorius öğretisi bazı kaynaklarda diofizit “iki tabiatçı” olarak adlandırılır. Bu görüşe göre çarmıha gerilirken tanrısal tabiat Ä°sa’dan ayrılmış, sadece insan olan Ä°sa acı çekmiÅŸ, çektiÄŸi acılar Tanrı olan Ä°sa’ya dokunmamıştır… Tabi bahsi geçen konsülde alınan 8 maddelik kararın ilk 5 maddesinde bu görüşler ayıplanmış, 6 maddede Nestorius aforozla tehdit edilmiÅŸ, 7 maddede ise Ä°znik Konsülündeki temel iman prensiplerine, baÄŸlılık kararı alınmıştır. Ancak, bu tartışmalar halen devam etmektedir. Ne garip ve tuhaftır ki, OÄŸulun kimliÄŸi hakkında, Hıristiyan Dünyası 1.700 yıldır, bir ittifak ve ortak anlayış saÄŸlayamamışken, Müslümanların kendilerini anlayamadıklarını, Üçlü BirliÄŸi anlayamadıklarını iddia etmektedirler.


Baba
: Baba düşüncesi, Üçlü Birliğin birinci kısmı ve en az tartışılan unsurudur. En az tartışılan diyorum, çünkü, yazımın başında da belirttiğim gibi, bazı Hıristiyanlar Üçlü Birliği kabul etmemekte ve Tanrıyı İslam ve Yahudi İnancında olduğu gibi, bir kabul etmektedirler.

Peki, Teslis Ä°nancıyla ilgili, Ä°sa Mesihin (as) yaÅŸamında ve Yahudi Ä°nancında nasıl bir bilgi var? Bu, çok önemli bir konu… Gerçekte, Allah’a böyle bir iman ÅŸekli varsa, gerek Ä°sa Mesihin (as) kendisi ve gerekse, ondan önceki peygamberler, bu iman biçimini anlatmış ve Allah’a öylece inanmış olmalılar. Yani, Âdem peygamberden bu tarafa, bütün peygamberlerin, Allah inancı bu ÅŸekilde olmalıdır. Çünkü, Allahın sıfatlarında ve vasıflarında bir deÄŸiÅŸiklik olmaz.


Eski Antlaşmayı
“Tevrat, Zebur ve Peygamber Yazılarını” okuduÄŸumuz da, Hıristiyanların iddia ettikleri gibi bir üçlemeye ve bu inanca dair en ufak bir anlayışa rastlamamaktayız. Aksine, Eski AntlaÅŸma da sıklıkla vurgulanan ÅŸey, Allahın bir ve tek olduÄŸudur.

Yas.6: 4 “Dinle, ey Ä°srail! Tanrımız RAB tek RAB’dir.

Bununla birlikte, Eski AntlaÅŸma da,  Allahın sıfatları zaman zaman belirtilmiÅŸtir. Ama, Allah’ın bu sıfatlarının sayısı ise, üçle sınırlı deÄŸildir. Bu durumda, Hıristiyanların Üçleme ile, Allah’ın üç özelliÄŸinden bahsediyor olmaları, mümkün deÄŸildir. Eski AntlaÅŸma da, Allah’ın özelliklerine baktığımız da, karşımıza çıkan özellikler, üçle sınırlı deÄŸildir. (Ä°kinci Bölüm Yazısı Devam Edecektir)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir