Yaşay(n)an Kur’an

Peygamber size neyi verdiyse onu alın, size neyi yasak ettiyse ondan da vazgeçin.59/7

Bismillah.

Sitemizin bu bölümünü isminin farklı şekillerde olabileceğini düşündük: Yaşayan Kur’an, Yaşanan Kur’an, Yaşayan İslam, Yaşanmış Kur’an, Canlı Kur’an, Hayat Veren Kur’an. Tabi bütün bu isimleri koyamayacağımız için ancak iki ismi bir arada yazabildik. Yaşay(n)an Kur’an. Çünkü Kur’an her zaman canlı ve çağlar üstü. Çünkü Kur’an ilk mutabı tarafından eksiksiz tebliğ edilmiş ve yaşanmış, bu yaşantıdan hayatımıza kıyamete kadar yön verecek bir sistem ve bir hayat tarzı olan, aynı zamanda din  olan İslam’ın iki temel kaynağı kalmış: Kur’an ve Sünnet.

Allah (c.c) tarafından seçilip terbiye edilen ve terbiyesi en güzel olan, kendiliğinden konuşmayan, Ahlakı Kur’an olan, dolayısıyla Allah’ın ahlakı ile ahlaklanan, en güzel ahlakı tamamlamak icin âlemlere rahmet olarak gönderilen, Adem aleyhisselamdan kendisine kadar gönderilen peygamberlere indirilen vahyin son muhatabı ve din, sistem ve hayat tarzı olan İslam’ın eksiksiz ve tam uygulayıcısı Efendimiz Muhammed Mustafa (sav)’in bütün hayatı hiç bir kula nasip olmayan ve olmayacak şekilde en ince ayrıntısına kadar tespit edilmiştir. Kur’an onun bu eksiksiz ve örnek yaşantısı ile canlı hale gelmiş, ete-kemiğe bürünmüştür.

Yaradanımız, insanı ve kainatı niçin yarattığını, insanın vazifesinin ne olduğunu kitaplar göndermek suretiyle tarif etmiş, bu kitaplarını gönderdiği peygamberler ise, o tarifleri hayatlarına birebir uygulayarak bir nevi yaşayan
kitap olmuşlardır. En son gönderilen kitap olan Kur’ân-ı Kerîm’in gönderildiği son peygamber Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’den sonra, onun görevlerini, onu model, önder ve lider olarak bütün benliğiyle benimsemiş olan İslam ilimlerinin herbir dalından, Ümmetin Eminleri olan alimler, tasavvuf yolunun önderleri bizzat yaşamak suretiyle sürdürmüşlerdir.

İslâm’da en sahih (dogru) ve sağlam kaynak Kur’ân-ı Kerîm’dir. Ondan sonraki kaynak, Kur’ân-ı Kerîm’i de açıklayan, öğreten, mücmel kısımlarını, yâni özlü, özet halinde olan kısımlarını tafsil eden, açan, genişleten, anlatan, Peygamber Efendimiz’in sünnet-i seniyesidir. Sünnet olmasa, zekâtı nasıl verecegimizi, namazı nasıl kılacağımızı bilemeyiz, dinimizin bir çok bilgileri meçhul kalır, muğlak kalır, müphem kalır, karanlık kalır, anlaşılmaz durumda kalır. O zaman  da insan İslâm’ı, Kur’an’ı tam olarak anlayamaz ve uygulayamaz.

Müslüman olmanın, Allah’a teslim olmanın gereği, Kur’ana inanmak, onu okuyup, öğrenip, Kur’an yolunda yürümektir. Peygamber Efendimiz’e inanmanın gereği de, onu tanımak, sünnetine uymaktır. Resûlüllah’a uymak Allah’a uymak demektir. Allah’ın emrini tutmak isteyen kişinin yapacağı ilk iş Peygamber Efendimiz’e uymaktır. Çünkü Peygamber Efendimiz, en güzel kulluğu yapmış olan Allah’ın en sevgili kulu, en başarılı kulu, en alim kulu, Kur’an’ı en iyi anlayan kulu, Allah’ın en sevdiği kulu, Allah’ın en sevdiği işleri, amelleri işleyen kuludur. Onun için ona itaat etmek, onun emrini tutmak, hadisini dinlemek, tavsiyesine uymak, Allah’a itaat etmek demektir.

Onun için şiârımız, parolamız, kuralımız, kaidemiz, uyacağımız en temel esas Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in sünnet-i seniyyesine sarılmak olmalıdır. Çünkü İslâm’ın ayakta durması, Kur’ân-ı Kerîm’ledir ve Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz’in sünneti yolunda yürümekledir. Herkes Peygamber Efendimiz’in izinden yürümeli, O’nu kendisine rehber ve önder ve server edinmeli ve nasihatlerini dinlemeli, yorumlarını anlamalı, hayat sürüş tarzına dikkat etmelidir.

Ümmetin fesadı zamanında Efendimizin sünnetini ihya eden, dirilten, uygulamayı başlatan, onun sünnetine sarılan kişiler yüz şehidin sevabı kadar büyük sevaplar kazanacaklardır.

21. Asırda salih insanların, takva sahibi insanların sayısı azalıyor, azaltılıyor. Allah’ın sevdiği mübarek insanlar, salihlerin azalması, toplumlarda kötüler kalması ve çoğalması kıyametin kopma alametlerinderdir. Onun için biz bu bölümümüzle, örnek şahsiyetlerin Kur’an ile yaşanmış hayatlarını anlatarak, sâlihlerin sayısının çoğaltılmasını amaçladık. Sâlih insanlar, dürüst insanlar, haram yemeyen insanlar, kimseye kem gözle bakmayan
insanlar, kimseye kötülük yapmayan insanlar, herkese iyilik yapan mübarek insanlar, nurlu insanlar, ak sakallı insanlar, kale gibi sağlam, mert insanlar, çalışkan insanlar, cesur insanlar, fedâkâr insanlar, hayırhah insanlar, hayırsever insanları hayat hikayelerini ve fikirlerini siz değerli okuyucularımızla paylaşacağız.

Bugün ümmet-i Muhammed’in en büyük kusuru, Peygamber sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz’in sünnetine uymamasıdır. Amerikalıyı dinler, Avrupalıyı taklid eder. Batılı bir filozofun sözünü mal bulmuş mağribî gibi kapar, bürosunun duvarına asar. Ama yanlış! Doğru olan Peygamber sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz’in emrini tutmak, yolundan gitmektir.

Belki üstüne bastıra bastıra söylememiz gereken şey: Her çeşmeden su içmediğimiz gibi her kitabı, yazıyı veya siteyi okumamalı, takip etmemeliyiz. Aksine, değerli insanların, salâhiyetli kişilerin, uzmanların yazdığı kitapları okumalıyız. Mutlaka doğru kaynaktan doğru bilgileri edinmeliyiz. İnternetten kaynağını bilmeden bilgi edinmekö gece karanlığında ormadan odun toplamaya benzer. Odun diye eline aldığın bir şey zehirli yılan da olabilir. Onun yılan olduğu ancak gündüz ışığından anlaşılır. Dolayısıyla kıyıdan köşeden, ordan burdan toplayıp derleme kitap yazmış insanlar, mutlaka hata yaparlar.

Peygamber Efendimiz’in sünneti nedir? Sünneti veçhile yaşamak sünnet-i seniyyesine uymak nasıl mümkün olur? Ben Peygamber Efendimiz’in sünnetine uygun yaşamak istiyorum sünneti nedir? Diye soruları olanlar bu sorularının cevaplarını da burada bulacaklardır. Peygamber Efendimiz’in hayatını anlatan, âdetini anlatan, yaşam tarzını anlatan, şemailini anlatan, hadis-i şeriflerini anlatan ne kadar güzel kitaplar var. Onların bir kısmını burada sizinle paylaşmak istiyoruz.

Çünkü, bir Müslümanın Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem‘in hayat tarzı gibi, sahabe-i kiramın, asr-ı saadet müslümanlarının, salih insanların, geçmiş alimlerin, fazılların, muhaddislerin, müfessirlerin, müctehidlerin hayat tarzlarını bilirse, hem bu büyük insanların, abidevî şahsiyetlerinin yolunda gidebilir, hem de onların bugünkü temsilcilerini tanıma ve onlara tabi olma imkanı bulabilir. İşte bu noktada da size yardımcı olmak istiyoruz.

İman Resulullah’ı kabulle tamam olur, iman onunla bütünleşir, irfan da onu sevmekle kemale erer, tamamlanır. Onun için hepimiz Resulullah’ı sevmeyi, nasıl seveceğiz diye düşünmeliyiz, sevmenin yollarını bulmaya çalışmalıyız, çarelerini sormalıyız.  Acaba ben Resûlüllah’ı nasıl severim, nasıl tanırım, nasıl görürüm, nasıl rüyama gelir, Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimin sevgisini, iltifatını nasıl kazanırım, onun şefaatine nasıl ererim diye gece gündüz bunun derdini tasasını çekmeliyiz.

Bu sebeple biz, sitemizin bu bölümünü, Kur’an’ın ayrılmaz parçası, vahy-i gayr-i metlüv olan peygamberimizin sünnetine, onun hayatına, vahyin inişine şahitlik etmiş ilk nesil sahabenin hayatına, onları takip eden diğer salih ve takva sahibi insanların hayatına, onların Kur’an ışığında yaşadıkları nurlu hayatlarını sizlerle paylaşmaya ayırdık. Olur ki, onların hayatlarını ve Kur’an ile içiçe olan yaşantılarını okudukça bize de aşk-şevk ve azim-gayret gelir.

Ayrıca bu bülümde, İslam, Kur’an ve Peygamber aşklarının sanata, şiire, edebiyata ve hayatın içinden olan diğer şeylere nasıl yansıdığını, Kur’an ve Peygamber aşkının insanları nasıl hidayete erdirdiğinin hikayelerini bulacaksınız.

Ey Allah’ım!

Nimetini üzerimizden eksik etme!

Nefislerimizi azdırma!

Yolundan ayırma!

Tembellikten koru!

Sevdiklerini sevdir.

Sevmediklerini nefsimize hoş gösterme!

Nimetini salih kullarına vâd ettiklerinle tamamla.

(Ey Resûlüm!) De ki: “Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin…”3/31

Kur’an’ın nlamıyla Buluşma (KAB) Platformu

Kynak: www.kuranimiz.net